can ozan dolunay

“Dolunay” Işığında Şehri Saran Can Ozan Şarkıları

Üçüncü yeniler, alternatif, özgün müzik.. Adını ne koyarsanız koyun; hiçbir ticari kuruluşun yarattığı iplere bağlı kalmaksızın özgürce kendi müziğini yapan, kendi sesini duyurabilen genç müzisyenler var artık. Hem de her geçen gün artan sayıyla ve çok geniş bir takipçi kitlesiyle. Ismarlama şarkılar, milyonluk reklamlar olmadan içlerinden geldiği gibi söylüyorlar kendi türkülerini. Yaşadığımız şehrin sıkışmışlığını, yalnızlığını, umutlarını, hayallerini anlatıyorlar. Çünkü bizimle aynı şehirde yaşıyor, aynı kaldırımları adımlıyor, aynı toplumsal baskılara maruz kalıyorlar. Ve söz söyleme, enstrüman çalma yetenekleri de varsa eline aldıkları sazla kendi hikayeleri ortak parantezinde bizlerin de duygularına ses oluyorlar. Bu yüzden bunca seviliyor, binlerce kez dinleniyorlar.

Can Ozan işte bu isimlerden biri. En sevilenlerinden, en çok dinlenenlerinden. Sesindeki dinginlik belki sevilen, belki anlattığı hikayelerin samimiyeti, kendi gerçekliği belki ya da bunların hepsi. Kendi tarifine göre post-modernizme tepki olarak doğdu. 12 yaşında eline aldığı gitar o günden beri yol arkadaşı oldu. Diplomasında reklamcılık yazsa da o tutkunu olduğu müziğe sarılıp hayatına devam edecekti. Çünkü “sabah dokuz akşam beş”lik sıradan hayat ona göre değildi. Sıkılmıştı, bunalmıştı hatta belki delirmenin arifesindeydi. İçinde onu çeken “Bir Şey” vardı. Arkasından ne dediklerine kulak asmadan o şeyin peşinde ilerlemeye devam etti. İyi ki…

İlk kez 2015 yılında elinde gitarıyla onun gibi hisseden binlere seslendi. Hepimize “Delirmiyorsan Tebrikler” dedi. Sahi nasıl hala delirmedik bunca şeye rağmen biz de şaşkındık. Bu yüzden biz de onunla şarkılar söylemeye başladık. O günden bu yana pek çok kez dinledik Can Ozan’ın sesini. Deniz Tekin, Sedef Sebüktekin, Zeynep Bastık, Nova Norda, Dolu Kadehi Ters Tut ve diğerleri. Bazen sesiyle bazen müziğiyle duyduk. Kendi seslenişlerinde kendi hikayemizi bulduk.

2017’de kendi çalıp söylediklerini bir “Derleme” haline getirdi. Şehrin kalabalığı içinde “Bul Beni” diyen bir sesti. “Kısa bir hikaye” anlattı artık Can Ozan dinliyorum diyen hayran kitlesine ve ona kulak veren herkese. Bu arada sık sık kendince deneyler yaptı. “Deney22” isim konulmamışlar içinde kim bilir kaçıncıydı. Kendisi gibi kendi yolunu çizmek isteyenlere “Haydi” dedi. Eksik olan sadece cesaretin.

Sonraki yıl “Dolunay” göründü müziğin uzay boşluğunda. “Gündelik düşler fırtınası”nda savrulmadan durmaya çalışan insanlara ışık oldu adeta. Büyürken aynı masalları dinlemiş çocuklardır hepimiz ve ayın ışığı etrafında hemencecik toplanışımız bu yüzdendi. “Baktık olmuyo” hayatta bazı şeyler, dert etmedik. Biz de Can Ozan’dan şarkılar söyledik, yüzümüze bir gülümseme kondursun diye. Çok sevdik onun bu romantik çağrılarını.

2020’de baktık ki bir “Armut Ağacı“nın dibine oturuvermişiz. “Sıradan hayat”larımızdan yorulduğumuzda soluğu bu ağacın gölgesinde aldık. Yaşımız ilerlemesine karşın çoğumuzun derdi “Kira” yı nasıl ödeyeceğimiz olsa da, hayattaki tüm mücadelemize rağmen hayallerimiz yıldızlar kadar uzaksa da hala delirmemiştik. Gerçekten bir tebriği hepimiz hakettik. Olsa olsa biraz “Paranoyak” olduk o kadar. Biz mi başkaları mı asıl paranoyak o da hala muallak.

Can Ozan geçtiğimiz sene Aralık ayında Mask Live Pera Sahnesinde aldı gitarını eline. Yıllar içinde şarkılarına eşlik eden dostlarını da topladı yanına ve gerçeğe yakın bir dolunayın altında en güzel şarkılarını söyledi. Pandeminin henüz hayatımıza girmediği günlerdi. 2020’den güzel yarınlar beklediğimiz, her şeyin yolunda gideceğine dair taze umutlar yetiştirdiğimiz bir dönemdi. O gün o harika konserde bulunamayanlar için bu zor günlere ilaç niyetine görüntüleriyle birlikte iki bölüm halinde Dolunay Vol.1 ve Dolunay Vol.2 müzikseverlere merhaba dedi.

Ne güzel ki yıllar içinde dinleyen binlerce kişinin duygusunun ağırlığını da üzerine almış, belki biraz olgunlaşmış ve dost seslerle birlikte en tatlı halini almış birbirinden güzel toplam 13 Can Ozan şarkısı an itibariyle tüm dijital platformlarda ve nefis görüntüleriyle Youtube Muzikplay kanalında.

Neler neler yok ki bu enfes çalışmada. Romantik sesiyle şehri sarıp sarmalayıp içine alıyor Can Ozan öncelikle. “Sar bu şehri” Dolunay Vol.1’in ilk şarkısı oluyor böylelikle. “Mutlu olmak zordur derler” evet ama mutlu olmayı hak edecek kadar kötü günler gördük bence. Özellikle bitmesini dört gözle beklediğimiz 2020 senesinde. Her neyse nasılsa “Toprak Yağmura” aşık yüzbinlerce yıldır. Yeni yılda da değişmeyecektir bu düzen. Biz Can Ozan’dan şarkılar dinlemeye devam edelim ayın aydınlık yüzünde. “Dünyaya” hangi amaçla gelmiş olduğumuzu arar dururuz dördüncü şarkıda. Sonra Damla Eker konuk olur bu büyülü masala. “Gündelik düşler fırtınası”nda nasıl savrulmadan durduğumuza şaşarız hep birlikte. Deniz Tekin aramıza katıldığında “Yıldızlar” eşlik eder dolunaya. Birinci bölümün son şarkısında bir ağızdan “Bul beni” deriz kaybolduğumuz boşluklardan.

Nefesimiz daha fazla kesilmeden Dolunay Vol.2’ye ışınlanıyoruz. Yine Deniz Tekin’in dost sesi eşliğinde “Baktın olmuyo” ile kaldığı yerden devam ediyor dolunay macerası. “Öyle kolay aşık olmam” derken Damla Eker yine Can Ozan’ın yanında yerini alıyor. Biz iyi müzik sevenler de zaten öyle kolay kolay sevemeyiz kimseyi fakat İtiraf edelim Can Ozan’ın ayrı bir havası var. Kocaman çöllerde bir kalabalık gibi değil miyiz hepimiz sanki? Bu nedenle ikinci bölümün üçüncü şarkısı “Sen kocaman çöllerde”yi tekrar tekrar dinleyişimiz. Şenceylik göründü sonra ayın ışığı altında. “Seni gördüm rüyamda” bu ikilinin ahengiyle hayat buldu yeniden. “Doremifarklı insanlarız” kabul fakat derdimiz aynı aslında. Kendimiz olmak istiyoruz hepimiz özgürce. “Deniz kabuğu”na çekilirken iki damla yaş akıyor gözlerimizden çünkü yolun son çizgisi görünüyor bu şarkıyla.

Muhakkak ki hikaye burada bitmeyecek. Can Ozan yarattığı bu müzik evreni içinde daha uzun yıllar karşımıza çıkacak. Kim bilir bu kez nasıl bir diyarda. Bir “Haydi” ya bakar etrafına gelişimiz. Biz bu dönemin karantinasında dolunay ışığında şarkılar dinlerken doyumsuz ruhlarımızla yeni şarkıları da hevesle beklemekteyiz.

Kaan Arslan, Dilan Balkay, Edhem Sunaoğlu, Orçun Ayata, Tolga Özdemir, Burçin Turna bu harika organizasyonda emeği geçen ekipten ismine ulaşabildiklerim. Onların özelinde kendilerine ve bu çalışmada çabası olan herkese iyi müzikseverler adına teşekkür ederim.

Dolunay Vol.1 ve Dolunay Vol.2 Youtube’da ve tüm dijital platformlarda. Keyifli dinlemeler.



E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir