Yazarlar ve sevgi

Toplum arasında sürekli olarak bahsedilen aşkı ve sevgiyi yazan yazarlarımız ve şairlerimiz…

Yazarlara ve şairlere göre sevgi ya da aşk nedir ?

Yusuf Atılgan, aşktan ziyade sevgiye inanan bir yazardır. Hayatı boyunca hep sevgiyi aramıştır. Eserlerinde de aşktan ziyade sevgisizlik temasını işler. Kendisi de Aylak Adam kitabında olduğu gibi otoriter bir babaya sahipmiş. Aile yapısında da anne çocuk için biraz zayıfmış. Babasının da otoriter olmasından dolayı sevgiyi tam anlamıyla görememiş. Bundan ötürü sevgiyi hep bir kadında aramış.

Aşk, birbirine bakmak değil; birlikte aynı yöne bakmaktır.

ANTOINE DE SAINT






Antoine de Saint, aşkın birbirine bakmaktan ziyade kafa yapısının aynı olması olarak yorumlar. Asıl aşkın insanların fikirlerinin ve görüşlerinin aynı olmasıyla yaşanacağını düşünür. “Aşk, zıtlıkların birbirini tamamlamasıdır” görüşüne karşı bir görüşü vardır.

Aşk, karşılıklı iki geçici hevesten ve iki vücudun yakınlığından başka bir şey değildir.

NICOLAS CHAMFORT


Nicolas Chamfort ise aşk diye bir şeyin mutlaka biteceğini geriye iki farklı insanın kalacağını savunur. Aşk, onun için anlık, geçici duygu ve fiziksel temastan başka hiçbir şeyi ifade etmez.

“Aşk, karşılıklı bir yanlış anlamadır.”

OSCAR WILDE




Oscar Wilde, aşkın en gerçek halinin ıstıraplı ve sessiz olanı olduğunu düşünür. Bir nevi platonik aşkın savunucusudur. Aşk onun için ilahi ve insanın kendisini aşmasıdır. Aşkın geçici olduğunu bildiğinden insanın evlenmemesi gerektiğini ve aşkı hep yaşaması gerektiğini düşünür. Aşk, onun gözünde insan için temel ihtiyaçlardandır.

Aslında en iyi aşk, değil tanımak, hiç görmediğin kişiye duyulan aşktır. Körler iyi aşık olurlar mesela.

ORHAN PAMUK





Orhan Pamuk, en gerçek aşkın görmeden olanı olduğunu düşünür çünkü fiziksel görünüşün insanı kandırmadığı zaman insanın o bedene değil, o şahısa aşık olduğunu ve aşkın en saf halinin bu olduğunu düşünür. Ona göre körlerin duyduğu aşk en iyi aşktır.

İnsanlar, aşk üzerindeki görüşlerini değiştirmelidir. Kadınla erkek, cinsel aşkı şimdi olduğu gibi şiir havasına büründürmekten kaçınmalıdır. Bunun yalnızca insanı alçaltan hayvanca bir iş olduğu kabul edilmelidir.

LEV TOLSTOY

Tolstoy ise aşk ile cinselliğin şiirlerde bir tutulmasından rahatsız olan bir yazardır. Aşk ile cinselliğin farklı olduğunu savunmuştur. Ona göre cinsellik hayvanca ve saçma bir eylemdir. Aşk, cinsellikten ayrı saf bir duygudur.

Sebepsiz sevmektir aşk.

CAN YÜCEL





Can Yücel, aşka bakış açısını “Sebepsiz sevmektir aşk” adlı şiiriyle anlatır:

Sebepsiz sevmektir aşk
Nedeni olmadan bağlanmak birine
Gözlerine baktığında erimektir içten içe
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle
“Hatta sarılamamaktır utançtan,
Çünkü utanmaktır sevmek aslında.

Sevmek nedir aslen?
Ölmek mi uğruna?
Yaşamak mı onunla?
Sevmek mi ömür boyunca?
Yoksa ayrılmak mı gerekince?
Nedir insanı başkasına bağlayan?

Bilmez kimse bu soruların cevabını
Kimi güzelini sever, kimi özelini.

Can Yücel, sevmenin sebebi yoksa aşk odur diye yorumlar. Bence bir bakıma haklı da insan birine olan sevgisinin sebeplerini sayamamalı. Bu onu daha da hayali kılar ki zaten aşk dediğimiz şey geçici bir duygu artışının hayali bir sonucu değil midir? Aşk bence geçici ve bir o kadar yorucu kısa bir yoldur.

Daha Fazla İçerik
Çocukluğun soğuk geceleri
Türk Edebiyatının Lirik Prensesinden: Çocukluğun Soğuk Geceleri