Emir Can İğrek: Ruhunun Gönüllü İşçisi

Hislerini her şeyin önünde tutan Emir Can İğrek bağımsız müziğin en önemli temsilcilerinden. Bu yolda amaçlarından biri sesini ulaştırabildiği gönüllerde umutsuzluğu kırmak. Şarkılarında gerçekten kendi hislerinden, etkilendiği sanatçılardan, izlediği filmlerden, İstanbul’dan, belki bir sokaktan ya da  belki denizden bahsini görüp “Nasıl olur da biri benim hislerimi bu kadar iyi anlatabilir?” samimiyetine teslim ediyor dinleyenlerini. İşin içine insanı şaşırtacak derecede mütevazı oluşunu kattığımız zaman da böylesine koyu dinleyenlerinin olmasına şaşmamalı.

Gözlemlediğimiz üzere insanoğlu kendi benliğinin farkına vardığından beri hayal kırıklıkları ve acılarıyla baş edebilmek için öfke yoluna başvuruyor. Lakin öfke hep daha fazla acıyı doğuruyor. Emir Can İğrek’in yolu ise bu duyguları tüm nahifliğiyle göğüsleyerek sanata çevirmek. Onun yolu, kulaklarımıza sonrasında kalplerimize bu nahifliği ve tutkuyu getiriyor.

Emir Can İğrek aynı zamanda toplumsal sorunlara dikkat çekmek için yazdığı şarkılarıyla da tanıdığımız biri. 13 Mayıs 2014 Soma faciası gecesi bir madencinin ağzından yazdığı “Yerin Altındayım” şarkısı, İspanya iç savaşında çingenelerin direnişi için yazdığı “Franko” şarkısı, bir seks işçisine aşık olan adamın ağzından yazdığı “Beyaz Skandalım” şarkısı bunun en güzel örneklerinden. Onu böyle toplumsal sorunlara dikkat çekerken görmenin yanında bazen bir şairi, öyküyü tanıtırken, bazen bir kitap hakkında konuşurken, bazen de eğlenceli kişiliğiyle görüyoruz. Bundandır ki her yaştan insanın sempatisini kazanıyor.

Kasım 2018’de  çıkan ilk albümü Ağır Roman’dan sonra Mayıs 2019’da Gömleğimin Cebi’ni, Temmuz 2019’da Nevale’yi dinleyenlerine sundu. Eminiz ki o hep üstüne koyarak devam edecek ve hayatı yüzeysel yaşamaktan hep kaçacak. “Ana akımın kurallarıyla ana akımda yer edersem bunun bana getirisinin sonsuz huzursuzluk olacağının farkındayım.” Bu sözlerinden de anladığımız üzere o kuralları kendi koyuyor. Yolu her daim açık olsun!

Bazı şarkıların hikayelerini daha derinden inceleyecek olursak:

BEYAZ

Bir yol şarkısı. Emir Can’ın okuldan kopup müzik yapmak istediği zamanlar. Her şeyin çok iyi gitmediği, kimsenin onu motive etmediği anlarda kendini motive etmek için yazdığı bir şarkı. Emir Can’la beraber birçok hayatı motive etmiş. Müzik yolculuğunun şarkısı olan “Beyaz” ,“Korkuyorum ne var?” diyebilen insanların şarkısı.

GÖNÜL DAVASI

Tüketim toplumunun ilk tohumlarının atıldığı 60’lı yıllar “Sana Layık Değilim” filminden etkilenerek Arabacı Osman’ın ağzından zengin kızı Türkan’a bir şarkı yazıyor. Filmde Türkan Arabacı Osman’ı sevmiyor. Arabacı Osman’ın önünde iki seçenek var. Birinci seçenek karşılık bulamadığı aşkın üzerine sinirlenmek, yakıp yıkmak, Türkan’ı kırmak. İkinci seçenekse bu meseleyi bir “Gönül Davası” haline getirmek. İşte Emir Can İğrek’in ağzından Arabacı Osman’ın hisleri.

BEYAZ SKANDALIM

Toplum tarafından onaylanmayan ama kalbine de söz geçiremeyen bir adamın aşkını ve aşkına karşılık bulamamasını anlatıyor “Beyaz Skandalım.” Aşık olduğu kişi bir seks işçisi ve bu aşk toplum tarafından onaylanmıyor. Aşkına da karşılık bulamayan kahramanımız “birden çok yüreği öpen kalbin bana tükürürmüş ben yağmur sandım” diyor.

KAYBEDEN

Emir Can İğrek’in babasının ağzından annesine yazdığı şarkı. 1989 yılının sonları babasıyla annesinin evlenmek üzere olduğu sıralar kavga ediyorlar ve annesi barışma konusunda çok ısrarcı olmuyor. Babası da annesine küsüyor ve Kumkapı meyhanelerinde Ümit Besen, Arif Susam dinleyerek sarhoş olduğu geceleri Emir Can’a anlatıyor. Emir Can da babasının dinlediği bu şarkılar formunda bir şarkı yazıp babasına gösteriyor ve babası da “Konuşacak olsam ben de tam bunları söylerdim” diyor.

Daha Fazla İçerik
MoMA’da Eşitlikçi Düzenlemeler