Andrey Tarkovski ve Unutulmaz Filmleri

Sinemanın efsaneleşmiş ismi Andrey Arsenyeviç Tarkovski ve izlemeniz gereken 5 filmi

“Hayatın bir yansımadan ve rüyadan ibaret olduğunu betimleyerek yeni bir dil icat eden Tarkovsky benim için büyük bir yönetmendir.” Ingmar Bergman

Şiirsel sinemanın önde gelen yönetmenlerinden biridir. Sinemaya meraklı olan herkesin muhakkak izlediği ve etkisinden çıkamadığı filmlerin başında gelir Tarkovski filmleri. Çektiği filmler ile sektörde en iyi yönetmenler arasına girdi. Her filmi ses getirse de, sizler için 5 tanesini derledik.

 

Andrey Tarkovski kimdir?

Tarkovski, 4 Nisan 1932 tarihinde Rusya’da dünyaya geldi. Babası, hepimizin bildiği ünlü şair Arseni Tarkovski’dir. Annesi, dönemin oyuncularından Maria Ivanovna’dır. Moskova’da sinematografi enstitüsünde 6 yıl boyunca eğitim aldı. Çektiği filmler ile uluslararası övgüler toplayan Tarkovski dünya çapında sayısız ödül aldı.

 

 

“Ben insanım, ben orta yerindeyim evrenin,
Ardımda sayısız tek hücreliler, önümde sayısız yıldızlar.
Ben arasında bunların uzandım dosdoğru,
İki kıyıyı bağlayan deniz, İki uzayı birleştiren köprü.”

Arseni Tarkovski

 

Filmlerinde şiirsel bir dille karşımıza çıkıyor Tarkovski. İlk uzun metraj filmi “Ivanovo detstvo” 1962 yılında yayımlandı ve Venedik Film Festivalinde Altın Aslan Ödülünü kazandı.

“Yalnız olmaya dayanamayan insan ölümle yüz yüzedir.” Andrey Tarkovski

 

Rusya’nın en sıra dışı yönetmeni olarak tanınan Tarkovski tüm dünyada ses getirdi diyebiliriz. Öyle ki dönemin Türkiye’sinde bile Tarkovski efsanesi herkesin dilindeydi. 1984 yılında “Nostalghia” filmiyle Türkiye’ye gelen Tarkovski, sinema severleri etkilemeyi başardı. Giderek artan Tarkovski hayranlığı, pek çok gencin yönetmen olmasına bile neden oldu. Semir Aslanyürek tarafından “Tarkovski’den Sinema Dersleri” isimli kitap yazıldı. Anlaşılacağı üzere, yönetmen ve yönetmen adayları “Tarkovski gibi olmak”, “Tarkovski gibi çekmek” için oldukça çaba sarf etmişti.

Tarkovski’den 5 Efsane Film

Ivanovo Detstvo – Ivan’ın Çocukluğu (1962)

Tarkovski’nin ilk uzun metraj filmidir. İkinci Dünya Savaş’ında Naziler tarafından kimsesiz bırakılan bir çocuktur Ivan. Film, Sovyetler ordusunda yüzbaşı tarafından korunan çocuğun, hayatını riske atan görevi üstlenmesini konu alır. Çocuğun kendi içerisinde yaşadığı dinmeyen acılar ve bulunduğu dönem çok iyi işlenmiştir filmde.

Zerkalo – Ayna (1975)

Bu filmde kendisinden bahsettiğini söyleyebiliriz. Film, kendi çocukluğundan kalma bazı anıları ile, savaşın yıkıcı etkisi altında kalmış bir çocuğun masumiyetini anlatıyor. Annesi ve savaş ile ilgili hislerini bu filmde izleyiciye sunmuş diyebiliriz.

Stalker – İz Sürücü (1979)

Çok derin anlamlar barındıran ağır bir filmdir. İnsanları, gizli dilek ve hayallerinin gerçek olacağı, tellerle çevrili bir alana götürmekle görevlidir İz Sürücü. Rehberlik eden İz Sürücü yanında kimi götürür? “Hayatın yegane galibi zayıf insandır. İz Sürücü zayıflığı biricik doğru değer ve hayattaki tek umut olarak savunur.”

Nostalghia – Nostalji (1983)

Bir roman okuduğunuzu hissedeceksiniz Tarkovski’nin bu filminde. Müzisyen arkadaşını aramak için İtalya’ya gelen bir adamın, memleketinden uzakta yaşadıklarını anlatır. Bu arayış, kendi içine dönmesine ve sorgulamalara da neden olur. Yolunu bulabilecek mi dersiniz?

Offret – Kurban (1986)

Tarkovski’nin ölmeden önce çektiği son filmdir Kurban. Gazeteci, aktör ve filozof olan bir adamın, oğlu ile konuşmaları ile başlar film. Tarkovski’nin söylemek istediklerini, seyirciye bu şekilde sunduğunu düşündürür bu uzun sohbet. Ancak sonrasında başlayacak nükleer savaş olayları başka bir boyuta taşıyacak.

 

“Yaşamlarımız hep yanlış. Bir bireyin topluma ihtiyacı yoktur, bireye ihtiyacı olan toplumdur. Toplum bir savunma mekanizması, bir çeşit oto korumadır. Birey, sürüde yaşayan hayvan gibi değil, kendi yalnızlığında, doğaya, hayvanlara ve bitkilere yakın, onlarla ilişki halinde yaşamalı.” Andrey Tarkovski

 

 

Daha Fazla İçerik
Kaçışın Sonu: Neon Genesis Evangelion