Bahar Sesli Kadın Ceren Gündoğdu’dan İlk Albüm “Kapalı Gözlerle”

Ceren Gündoğdu’nun söz ve müzikleri kendisine ait yedi şarkısından oluşan ilk stüdyo albümü ‘Kapalı Gözlerle’, 20 Mart 2020 tarihinden itibaren tüm dijital platformlarda.  Universal Music Türkiye etiketiyle yayınlanan çalışmanın prodüktörlüğünü Cihan Mürtezaoğlu ve Arel Koray Nalbant üstlendi, kayıtları ise Babajim İstanbul ve Pür Recording stüdyolarında tamamlandı. Albümde yer alan tüm şarkılar tanıdık Ceren Gündoğdu büyüsünü, samimiyetini barındırıyor.

Göz kapaklarının altında henüz keşfedilmemiş bir kâinat var. Şarkı söylerken, dua ederken, dilek tutarken, öpüşürken gözlerin hep kapalı; çünkü o ‘gerçek’ anlarda dışarıyı unutuyor, kendinle buluşuyorsun.

Ceren Gündoğdu

İlk albümünün tanıtım cümlesi öyle güzel özetliyor ki şarkıların ruhunu. Ceren Gündoğdu’nun huzur dolu sesini dinlerken istemsiz gözlerimiz kapalı içimize dönüyoruz. İçimizdeki bizi buluyoruz.

İlk klip açılış şarkısı “Değilsin Tanrı”

Webmgon’dan Mazlum Günhan’a verdiği röportajda söz konusu albüm için şu değerlendirmede bulunmuştu;

Dinleyici bu albümde, yalın bir dil ve güçlü melodiler üzerinden anlatmaya çalıştığım samimi hikayelerle karşılaşacak. İçten, mahrem, romantik ve melankolik bir dili var albümün. Diliyorum ki dinleyen herkes kendi hikayesinden bir şeyler bulsun, kendini dinlesin, kendi hisleriyle yüzleşsin bu şarkıları dinlerken. Yani albümün sürprizi, bana ait gibi gözüken hikayelerin, dinleyen kişiyi beklenmedik şekilde kendi iç dünyasına götürmesi olsun isterim.

İstediğinin gerçekleştiğine hiç şüphe yok. Şarkıları tek tek dinlediğimizde o hikayeleri duyabiliyoruz. “Değilsin Tanrı” ile kendini ikna etmeye çalışan bir kadının iç mücadelesine şahit olurken bir gün gelir diye “Beklerim” itirafında bulunuyor kahramanımız. Severken sınırları ve hesabı olmayan aşkıyla “Rüya” lar görüyorken birden karar verip “Telefon”u fişten çekiyor ve üzülmeyi bir kenara bırakıyor. Yeni bir hayata merhaba diyor neşeyle nasıl olsa “Dert bizim kime ne” öyle değil mi?

Duygusal ruhu bu vurdumduymazlığı sürdüremiyor yine de dünyanın dönmeye, trafik akmaya devam ederken hala “Seni” özlerim diyebilecek kadar cesur. Nihayetinde hepimizin kalbi dört yanı aşkla kaplı bir “Ada” parçası. Ceren Gündoğdu gönlümüzün kıyısına naif sesiyle dalga dalga vuruyor.

Gözleriniz kapalı huşu içinde dinleyeceğiniz bu güzel albüme ulaşabilmek için;

Spotify’da dinlemek için : https://spoti.fi/2Jf61rC

‘Apple Music’te dinlemek için : https://apple.co/2Q5kneP

Fizy’de dinlemek için : https://fizy.in/3Mkfe

YouTube Music’te dinlemek için : http://bit.ly/2OJuQj0

CEREN GÜNDOĞDU KİMDİR

Babasının TRT’te Türk Halk Müziği koro şefi, annesinin de Cumhurbaşkanlığı Klasik Müzik Korosu’nda ses sanatçısı olduğu bir ailede 1988 yılında dünyaya geldi. Haliyle kişiliğini müziğin içinde var etti. 9 yaşından beri yol arkadaşım dediği piyanosuyla müzikle ve sanatla iç içe bir hayat onunkisi. Klasik müzik eserlerine sözler yazarak başladığı yolda kendi şarkılarını yazıp söylemenin mutluluğunu keşfetti. Lise yıllarında katıldığı “Kasdav Liseler Arası Müzik Yarışması”nda 2004 yılında birinci oldu. 2005 senesinde “En İyi Kadın Solist” seçilmiş ve “En İyi Beste” alanında üçüncülük elde etmiştir.

Başarıları bununla sınırlı kalmadı. Liseden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünü kazanan Ceren Gündoğdu, okuldan birincilikle mezun oldu. 2008 senesinde “Istanbul Essence Acapella Vokal Topluluğu”na katıldı ve IKSV’de “Genç Caz”da birincilik kazandı. Sosyoloji okurken bir yandan da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikal Tiyatro bölümünde okumaya başladı. Ardından Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde “Şöhret Kültürü” üzerine yüksek lisans yaptı.

Böyle başarılı bir akademik kariyerin peşinden İstanbul devlet tiyatrolarında sahne aldı. İki sezon boyunca kült bir Broadway müzikali olan “Sidikli Kasabası”nda başrollerden biri olarak görev yaptı. Halen Zorlu PSM’de sahnelenen “Damdaki Kemancı” müzikalinde başrol olarak sahne alıyor. Ayrıca TRT’de yayınlanan “Sokakta Hayat Var” ve “Şehrin Işıkları” programlarını hazırlayıp sundu.

Geniş kitleler onu 2018 yılında yayınladığı tekli çalışması “Tepetaklak” ile tanıdı. Şarkının dönemin çokça izlenen “Erkenci Kuş” dizisinde kullanılması tanınırlığını arttırdı. Aynı yıl, “Kardan Adam” ve “Ani” parçaları da dinleyiciyle buluştu.

2019 Mayıs’ında “Ben Hep Seni Sevdim” diye seslendi, hemen ardından Ağustos ayında kıpır kıpır bir aşk şarkısı olan “Sağım Solum Aşk”, melodisi gibi rengarenk bir kliple yayına girdi. Vera ile ortak bir çalışma olan “Bozuk Para” ve duygusal öyküsüyle büyüleyen “Kayıp” 2019 yılının diğer ürünleriydi.

Son olarak alternatif müziğin bu buğulu kadınının yer aldığı sosyal sorumluluk projelerinden de bahsetmeliyiz. Kadına yönelik şiddete dikkat çekmek için Bora Ayanoğlu tarafından yazılıp bestelenen “Adım Kadın” şarkısını yorumladı.

Şarkı yazarları ve şarkıcılar olarak sesimizi duyurabilme potansiyeline sahibiz. Bu da beraberinde bir sorumluluk getiriyor. Farkındalık yaratmak istediğim bir konu hakkında şarkı söyleme fikri umut veriyor bana. Ne kadar çok kişiye ulaşsa o kadar iyi elbette ama bir kişiye ulaşması, bir kişiyi bile bildiği ama göz ardı ettiği bir mevzu üzerine düşünmeye itmesi çok kıymetli bence. O yüzden popüler kültür içindeki üretimlerimizin yanı sıra, değişime ön ayak olmak için yapılan, ‘çağrı’ niteliği taşıyan müziğe de her birimizin destek vermesi gerek.

Fırat Çavaş’ın öncülüğünde gerçekleşen “Doğa için Çal” projesinde de kendisine rastlamak mümkün. Kendi besteleri dışında “İki Keklik” ve “Mağusa Limanı” türkülerinin yorumlarıyla beğeni topladı.

 İçimde bir yerlerde bir duygusal kumbaram var. Yaşadığım her şey, hissettiklerim, gözlemlediklerim, okuduklarım, dinlediklerim… Her şey o kumbarada birikiyor. Sonra gün geliyor o kumbaradakiler bir bir ortaya dökülüyor ve bir şarkı çıkıyor ortaya..

Ceren Gündoğdu böyle anlatıyor şarkılarının hikayesini. Bize de gözlerimizi kapatıp keyfile dinlemek kalıyor bu kumbaradan dökülen ezgileri…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla İçerik
Mozart In The Jungle: Sex, Drugs and Classical Music