Dizi İncelemesi: Alex Rider

Alex Rider veya sosyal medyadaki adıyla “Haluk Bilginer’in oynadığı yabancı dizi.” Anthony Horowitz’in aynı isimli romanından uyarlanan macera ve ajan dizisi. Haluk Bilginer oynamasa adını bile duymayacağımız, izleme şansını vermeyeceğimiz bir dizi. Haluk Bilginer’i izlemek, yabancı bir yapımda nasıl bir iş çıkardığını görmek için diziye başladım. Adetim olmamasına rağmen ilk 5 bölümü izlerken diziyi bırakmayı dahi düşündüm fakat son bölümleri heyecanlıydı. Vasat bir yapım olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Eğer izlemeye değer tüm dizileri izlemiş ve Haluk Bilginer’i seviyorsanız açın bakın derim.

Dizinin İçeriği ve Oyuncu Kadrosu

Dürüstçe söylemem gerekirse Haluk Bilginer ve Brenock O’connor dışındaki hiçbir oyuncuyu daha önce izlemedim ve duymadım. Brenock O’connor’ı da diziyi izlerken tanımadığımı itiraf edeyim. Oyuncuların hangi televizyon programlarında bulunduklarını araştırırken kendisinin Game of Thrones’daki Olly olduğunu gördüm. Bu iki aktör dışında diğerleri benim için tamamen yeniydi. Aynı zamanda dizinin yönetmeni Andreas Prochaska’yı da yeni tanıdım.

Dizide en başarılı bulduğum konu, seçilen mekanlardı. Tabi bunun dışında dizinin introsu da izlediğim en güzel introlardan biriydi. Keşke dizinin akışı da introsu kadar güzel olsaydı. Beğenmediğim birçok husus var. Bunlardan ilki başrolün oyunculuğu. 10 yıllık bir kariyeri olduğunu ve henüz 23 yaşında olduğunu düşünürsek performansını normal karşılayabiliriz. Umalım ki daha iyi projelerde yer bulabilir. Bir diğer husus ise dizi akışındaki ayrıntılar. Benim gibi küçük ayrıntılara dikkat eden ve bunların hikâye akışındaki yerini sorgulayan biriyseniz sizin de seyir zevkiniz arada bozulacaktır. Her ne kadar bu ayrıntılara hikâyenin devamı için göz yumulmuş olunsa da benim gözünde hikâyenin mükemmeliyetini etkiliyordu.

Dizinin hikayesinden bahsetmek gerekirse, büyük iddiası olmayan bir proje için yeterli seviyede. Klasik macera senaryosu gibi Alex Rider’da da her şey sessiz sakinken birden olaylar karışıyor, sırlar ortaya çıkıyor. Alışık olduğumuz bir başlangıç bu aslında. Dizide gizli bir örgütün olması ve askeri operasyon tarzında faaliyetler düzenlemesi gibi konulara da dünyaca hâkim olduk. Bunlara klasikleşmiş olaylar diyebiliriz, diziyi kısmen orijinal kılan kısım ise Haluk Bilginer’in içinde olduğu bir proje. Haluk Bilginer, Dr. Greif adındaki kötü karakteri canlandırıyor. Canlandırdığı karakter Point Blanc adında gizemli ve şeytani bir okulun yöneticisi. Kısacası dünyayı ele geçirme taraftarı ve yakın tarihteki diktatörleri kısmen örnek alan birisi. Oyunculukta ise kendisini gösteriyor.

Kısaca

“Alex Rider’ı tavsiye eder misin?” diye soracak olursanız, ilk paragrafta da dediğim gibi. Eğer tüm izlemeye değer dizileri bitirdiyseniz yahut kısa macera dizisi arıyorsanız tavsiye ederim. Dizinin 8 bölüm olması ve içinde Haluk Bilginer’i barındırması dizinin pozitif yönleri. Diziye başlayacak olanlar için şunu diyebilirim, ilk 5 bölüm sıkıcı gelebilir fakat son 3 bölüm özellikle sezon finali oldukça güzeldi. Bir aksilik yaşanmaması durumunda dizi devam edecektir. Devam etmesine uygun bir sezon finali yapıldı.