dolu kadehi ters tut

Dolu Kadehi Ters Tut Grubundan Yeni Şarkı #25

Son dönemin sevilen müzik gruplarından Dolu Kadehi Ters Tut kısa bir aradan sonra yeni şarkıları #25 ile sevenlerini buluşturdu. Şarkı 2015 yılından bu yana devam eden bir geleneğin son parçası. Grup üyeleri her yıl kendi yaşlarının hissettirdikleri üzerine bir şarkı çıkarıyor. Bu güzel gelenek yıllar içinde grup üyelerinin müzikal gelişimlerini takip edebilmenin yanında ruhsal değişimleri, gençlerin yaşamak macerasında kendi duygusal devinimlerinden bir parça bulması açısından oldukça önemli ve dikkat çekici.

2020 yılında beklenen yeni şarkı #25 25 Eylül tarihinde tüm dijital platformlarda yayınlandı. Daha büyümüş, olgunlaşmış yine de gelecek kaygısı süregelen, toplumun dayattığı kabuller ile hayalleri arasında sıkışmışlık duygusunu Dolu Kadehi Ters Tut tarzıyla anlatıyor. Ve yine binlerce müzikseverin kalbine ses olmayı başarıyor. Uğurhan Özay’ın vokali, Mürsel Oğulcan Ava’nın gitar, produce, mix ve masteringini üstlendiği parça hayranlarının beğenisine sunuldu.

Kalk 25’indesin
Hala neyin peşindesin?
Boş iş bunlar farkındasın
Artık para kazanmalısın
Kalk 25’indesin
Hala neyin peşindesin?
Boş iş bunlar farkındasın

Hayır, inanmam asla. Bitmiş olamaz
Düşlerim, hayallerim var. Yerleri dolamaz
Evet, sen de haklısın belki, tamam
“Nerede? Nasıl?” derken geçti zaman

Benim daha özendiğim oyunlarım var
İnsanlara çocuksu gelecek sorunlarım var
Kafamdaki sesleri susturabilsem
“Beş dakika daha” diyip hep uyuyabilsem

Ama ben elimden geleni yapmaya razıyım
Merak etme anne bеn Warren Batso Harding tarzıyım

Kalk 25’indesin
Hala neyin pеşindesin?
Kalk! Kalk! Kalk! Kalk!

Yarına dair kaygılar
Boyumu çoktan aştılar
Çocukluğum uzak hayalleri
Yakından tanınmaz oldular

Ne yapsam olmaz, anlamazlar
Sesimi duymaz, umursamazlar
Ateşi sönmüş ruhumun içini bilmez, önemsemezler

Zincirin ilk şarkısı #21 2015 yılında “Polonya’nın Başı Belada” albümünde yer aldı. Toplum içinde kendini bulmaya çalışan, ürettiği fikirleri, hayallerini gerçekleştirmek için görünmek yani popüler olmak zorunda hisseden içedönük bir karakterin hikayesini dinliyoruz.

Çok başında henüz işin
21 yaşında, zorda kalmamış
Onun için istemez aşında zorluk olsun
Vakti geldiğinde servisiyle önüne konsun
Şöyle dursun

İsteğiydi bir ressam olmak
Aklındaydı hisleriyle tuvale dolmak
Olmadı. Ama o kalktı, yılmadı ve çok çalıştı
Ama zordu her şey, zamanında rahata çok alıştı

Aslında bir fikri var ama olmuyor ne yapsa
Dönmüyor şansı
Yeteneği var fakat ortamları sakat
Popüler değil tarzı

Beğenilmedi
Haz edilmedi
Önemsenmedi
Benimsenmedi yine
Yine

Gitmeliydi bu diyardan, bir şekilde dönmeliydi bu zarardan
Dönemedi, ne yapmalıydı bilemedi. öfkeliydi
Hırs gelince gözü karardı, hırsı boşunaydı

Hayaliydi bir yıldız olmak, olamazdı kaderinde burada solmak
Solmadı, yıldız da olmadı, olamadı
Genç yaşında işli güçlü biri oldu çıktı

Aslında bir fikri var ama olmuyor ne yapsa
Dönmüyor şansı
Yeteneği var fakat ortamları sakat
Popüler değil tarzı

Beğenilmedi
Haz edilmedi
Önemsenmedi
Benimsenmedi yine
Yine

#22 şarkısı 2016 yılında single olarak yayınlandı. #21 de hayallerini gerçekleştirmek için mücadele eden genç sanki daha da karamsarlığa kapılmış, kırılmış, küskün. Ayrıca şarkının klip çekiminde grubun bir süre maskotu haline gelmiş olan tavşanı görüyoruz. Hüzünlü bir kısa film tadında görüntüleri Dolu Kadehi Ters Tut sesi eşliğinde izliyoruz.

Çok yalnız kaldı birden
Üşüdü, yok üstünü örten
Yağmur çamur ıslanırken
Doluyordu gözleri bazen
Doluyordu gözleri bazen

Zamanı çok geçmiş sanki
Halbuki henüz 22
Sağa sola koştururken
Dalıyordu gözleri bazen
Doluyordu gözleri bazen

Dokunmayın ona kırılgan bu ara
Küserse eğer gider uzaklara

Geçmişe ait anılarla
İşi yoktu daha fazla
Yine de yarını tasarlarken
Arıyordu gözleri bazen
Arıyordu gözleri bazen

Yerli yersiz sorar oldu
Yazıyor ya da çiziyordu
Ama her yer kararırken
Görür oldu gözleri bazen
Görüyordu gözleri bazen

Dokunmayın ona kırılgan bu ara
Küserse eğer gider uzaklara

#23 2017 yılında yayınlanan “Dünyanın En İyi Albümü” ismine yakışır şekilde iddialı şekilde karşımıza çıkıyor. Kırgınlıklar derinliklere gömülmüş, kendisini sevmek için başkalarına ihtiyaç olmadığı gerçeği anlaşılmış ve hayatla mücadele etmek için gerekli olan özgüven kazanılmış gibi. Diğer ikisine göre neşe dolu ve harekete geçirici melodiler Uğurhan Özay’ın sesiyle renkleniyor.

Aksi aksi bakma öyle 23 yaşındayım
Çok koştum, çok yoruldum.

Henüz ayın kaçındayım?
Ne işim var başkasıyla, başkasının aşkısıyla, elalemin şarkısıyla?

Dolar 1.7yken pek özensizdim. Dolar 1.7yken pek düzensizdim
Dolar 1.7yken, çok eskiden
Dolar 1.7yken hemen üzülürdüm. Dolar 1.7yken kolay düzülürdüm
Dolar 1.7yken, yani 2010 filan

Sonra baktım ki
Benim gibisi bir iki senede bir gelir
Benim gibisi bir iki senede bir gelir
Benim gibisi bir iki senede bir gelir
Ve de daha vakit var

Benim gibisi bir iki senede bir gelir
Benim gibisi bir iki senede bir gelir
Benim gibisi bir iki senede bir gelir
Ve de daha vakit var

Taksi, maksi bakma öyle. Minibüsle gidelim
Paramız pulumuz yok ki, haddimizi bilelim
Ne işim var karşılarda, Şişlilerde, Avcılarda?
Eşim, dostum buralarda

Ertesi yıl yayınlanan “Karanlık” albümünde yeni yaş şarkısı #24 yer alıyor. Yine albümün genel ruh haline uygun şekilde oldukça karamsar. #24 çocukluğa özlem geleceğe dair endişe duyanların buna rağmen hayatta yer edinmek için cesaretle mücadele edenlerin başucu şarkısı olmayı başarıyor.

Küçükken ne güzeldi, kaygılar o güne özeldi
En büyük derdim, kumdan kalemdi
Paramız yoktu, annem benden gizlerdi
Koşturup dururdum, sürekli düşerdim
Sorun yoktu, kanayan dizlerdi
Üç kardeşimle tüm dünyam bizlerdik
Altıncı kattan dünyamızı izlerdik

Şimdi #24’üm, karanlık tek gördüğüm
Yarınım muallak, geleceğim kördüğüm
Büyümem lazım da bilemem nasıl
Tek bildiğim içimdeki çocuğu gömdüğüm

Dönemem davamdan, çekilin yolumdan!
Önümde siz değil, tanrılar duramaz!
Bir kağıt, bir kalem; anlatsam derdimi
Haykırsam evrene!


Kimseler anlamaz ki…
Kimseler anlamaz, kimseler anlamaz ki…
Kimseler anlamaz, kimseler anlamaz!

Uyutun beni. Unutun beni
Yarınım yok, avutun beni
İnancım yok, ümidim yok
Mecalim yok, hoşgörün beni

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla İçerik
Saf Bir Aşk Hikâyesi: Mihriban