Ebru Sanatı

Ebru Sanatı

Nereden ve nasıl ortaya çıktı?

Bundan belki bin sene önce. Orta Asya belki de Uzak Asya’da, Selviler arasında eteğinden bir derenin aktığı bir tepenin üzerine kurulmuş şirin bir köyde yaşayan yaşlı bir bilge, kutsal metinleri torunlarına aktarabilmek amacıyla mürekkep hazırlıyordu…

Bütün köyün uykuda olduğu ve koyu bir sessizliğin hüküm sürdüğü gecenin ilerleyen saatlerinde, tokmağın havana her vuruşunda çıkardığı ritmik ses onu gençliğine, ustasından kağıt ve mürekkep yapmayı öğrendiği yıllara götürmüş, ustasının ona iyi mürekkep yapabilmek için hangi malzemeleri hangi oranda birleştirip nasıl dövmesi gerektiğini anlattığı günü hatırlatmıştı…

Ustasının nasıl da sabırlı ve sevecen bir insan olduğunu düşündüğü sırada dikkati dağılmış ve tokmağın vurması gerektiği gibi vuramayınca, bir damla mürekkep sıçrayarak küçük gelininin köyün aşağısındaki dereden zahmetler içinde taşıdığı bir kova suyun üzerine sıçramıştı.

Mürekkep, içine katılan maddelerden olsa gerek batmamış ama suyu üzerinden daire biçiminde açılmıştı. Sonuçta kağıda yazıldığında kağıt mürekkebi emip üzerinde tutabildiğine göre, suyu temizlemek için bir kağıt parçasını mürekkebin oluşturduğu dairenin üzerine kapatıp kağıdın mürekkebi emmesini beklemeyi düşündü…

Masanın üzerinde mürekkebi denemek için hazır tuttuğu kağıt parçalarından birisini titreyen elleriyle suyun yüzeyine kapattı. Kağıdı kaldırdığında tam da düşündüğü gibi suyun üzeri tertemiz olmuş, bütün mürekkep kağıda yapışmıştı.

O gece sabaha kadar bunu düşündü. Acaba farklı renkte mürekkepleri suya damlatarak kağıdı bu şekilde bezemek mümkün olabilir miydi ?

Sabah ilk işi bütün gece düşündüklerini uygulamak oldu. Daha önce hazırladığı birkaç renk mürekkebi suyun üzerine damlattı, bir çöp yardımıyla karıştırarak üzerine bir kağıt kapattı.

Heyecanla kağıdı kaldırdı…*[1]

*Bu satırlar, müellifin ebrusunun nasıl başlamış olabileceğine dair hayallerini ifade etmekte olup gerçekle ilişkisi yoktur. Ancak sanat tarihçilerinin Orta Asya ya da Uzak Doğu’da bin yılı aşkın bir süredir yapıldığına ilişkin deliller bulduklarını söyledikleri ebru, herhalde böyle bir tesadüfle başlamış olmalıdır.

Türk-İslam Sentezi Diyebilir miyiz?

Türklerin İslamiyet öncesinde de Ebru Sanat’ını icra ettiği kesindir fakat net kaynaklar söz konusu değildir. Türk-İslam sentezi diyebiliriz belki sebebi ise lale çiçeğinin Ebru da Allah’ı temsil etmesidir ve ‘Allah tektir ve teki sever’ Hadis-i Şerif’inden (Buhari-Müslim) dolayı lale resmedilir iken tek rakamlara çizilmektedir.

Kısacası var olan sanatı İslam’a kazandırılmasıdır denebilir.

Sanat tarihçilerine göre 1000 sene evvel Doğu Asya da ortaya çıkmıştır.

Genellikle İstanbul’daki Özbek tekkelerinde (Nakşibendi Tekkelerinde) öğrencilere sabırlı olmayı öğretmek için eğitimler verilmiştir.

Ustalaşmak İçin Gerekli Bir Zaman Var mıdır ? Varsa Ne Kadar Bir Zamandır ?

Ebru Sanat’ında nihai bir sınır yoktur. Temek kriterlere göre, en askeri düzen oluşturulunca hocasının verdiği icazet ile eğitim tamamlanmış ve artık kendi tekkesini oluşturur hale gelmiş olabilir.


[1] BABAOĞLU, Tevfik Alparslan, Türk Ebrusu Nakş-ı ber ab, syf. 27, Klasik Türk Sanatları Vakfı/İstanbul,2017



Daha Fazla İçerik
Serenad Bayraktar ve Genco Arı’dan “Hissediyorum”