Mevlâna’nın Şeb-i Arus’u

“Ölüm günüm düğün günümdür.” sözünü söylemiş olan Mevlâna’nın her yıl 7-17 Aralık tarihlerinde Şeb-i Arus (Düğün Gecesi) adıyla kutlanan Hz. Mevlâna’yı anma törenleri bu yıl yine büyük bir ilgi gördü. Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak:”Programımız çok iyi hazırlandı, icra komitemiz çok üzerinde durdu. Arkadaşlarımız zaten çok tecrübeliler, belediyelerimiz, üniversitelerimiz, vakıflarımız üzerine düşen görevleri fazlasıyla, büyük hassasiyetle yerine getirdi. Törenlerde toplam bin 338 program var. Tiyatrolar, müzik dinletileri, paneller, konferanslar gibi Hazreti Mevlana’nın her zaman ruhlarımızda canlı kalması, onun bize bıraktığı mirastan en iyi şekilde istifa edebilmemiz ve ülkemizde de dünyada da hakkıyla anlaşılabilmesi için çok güzel programlar icra edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Mevlâna Celâleddîn Rûmî Kimdir?

Mevlâna Celâleddîn Rûmî 30 eylül 1207’de Horasan’ın Belh şehrinde doğmuştur. Mesnevi’sinin ön sözünde adını Muhammed b. Hüseyin el-Belhî olarak kaydetmiştir. Lakabı Celâleddin’dir. “Efendimiz” anlamındaki “Mevlâna” unvanı onu yüceltmek maksadıyla söylenmiştir. Konya’da yaşamını sürdürmüştür. Mevlâna önemli bir mutasavvıf ve filozof’tur; barışın ve hoşgörünün sembolüdür. Mevlâna’ya manevi olarak çok fazla şey katan hocası; Şems-i tebrizi’dir. Mevlâna, 17 Aralık 1273 tarihinde vefat etmiştir. Türbesi Konya’da bulunmaktadır.

Mevlâna’yı anlatmak için kelimeler yetmez ama onu anlayabilmek oldukça önemlidir. Kendisi, ırk, din ve cinsiyet ayırt etmeksizin yardıma ihtiyacı olanlara, toplum tarafından dışlanmış insanlara her daim elini uzatmıştır. Bu yüzdendir ki Mevlâna’ya ait olmadığı halde, insanlara karşı tutum ve davranışlarından dolayı “Gel, gel, ne olursan ol yine gel…” şiiri Mevlana’ya isnat edilmiştir.

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,

İster kafir, ister mecusi,

İster puta tapan ol yine gel, ,

Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz,

Şu tertemiz tarlaya sevgiden başka bir tohum ekmeyiz biz…

Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?

Mademki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik…

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!

Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir. 

Ebu Said Ebu’l Hayr

Eserleri

Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat, Fi Hi Ma Fih, Mecâlis-i Seb’a

Bu öğütlerin hayatınıza ışık tutması dileğiyle…