Milli Gurur Aziz Sancar

“Hepimizin zekâsı aşağı yukarı aynı, farkı çok çalışmak yaratıyor.”

Nobel Ödülü Nedir ?

Her yıl 7-14 Ekim tarihleri arasında verilen prestijli bu ödüller,Dünya’nın merakla beklediği ve akademik kariyeri olan yazar ve bilim adamlarının referans ödülü niteliğindedir. Nobel Ödülü,27 Kasım 1895 tarihli ve 30 Aralık 1896 tarihinde Stocholm’de açıklanan vasiyetnamesiyle Alfred Nobel  tarafından kurulan  derneğin verdiği,insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacı taşıyan bir ödüldür.İlk Nobel Ödülleri 1901 tarihinde verilmeye başlanmıştır.

“Atalarımızın dünya medeniyetine büyük katkıları olmuştur. Türklerin ve Müslümanların ise 500 yıldır bilime önemli bir katkısı olmadı. Bilim bir gelenek meselesidir. Bilimle uğraşmak bizim atalarımıza karşı bir vicdan ve namus borcumuzdur.”

Aziz Sancar Kimdir ?

1946 yılının Eylül ayında Mardin’in Savur ilçesine bağlı bir köyünde dünyaya geldi.Çocukluğunu okul hayatı dışında keçilere çobanlık’da yapmıştır.Gençliğinde futbola merakı olan Aziz Sancar,1963 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gördü.Aziz Sancar fakülte eğitimi sonrasında iki yıl savur’da doktorluk yaptı.NATO-TÜBİTAK bursu elde ederek öğrenim için Amerika’ya giderken aynı zamanda çeşitli  çalışmalara fırsat yakaladı.

Doktorası için gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde sırasıyla John Hopkins Üniversitesi,Teksas Üniversitesi ve Yale Üniversitesi‘nden ayrılmıştır.Teksas Üniversitesi’nde doktorasını, Moleküler Biyoloji  dalında,DNA onarımı üzerine yaptı .Yale Üniversitesi’nde DNA onarımı dalında  doçentlik tezini tamamladı.1982 senesinde UNC Chapel Hill’de Biyokimya ve Biyofizik alanlarında çalıştı. Burada DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalıştı. 288 makale ve 33 kitap yayınladı.

1997 senesinden beri Amerika Birleşik Devletleri Kuzey Karolina Üniversitesi,Chapel Hill’de  Biyokimya ve Biyofizik Bölümü’nde  Sarah Gram Kenan Profesörü olarak görev yapmaktadır.ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilen ilk ABD’li TÜRK olarak tanınır.

Hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü‘nü kazanmıştır.

ABD’de Ulusal Bilimler Akademisi ve Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi, Türk Bilimler Akademisi üyesidir. Vehbi Koç Vakfı’nda 2007 senesinde ödül aldı. Chapel Hill’de eşi Gwen Sancar ile yaşıyor. Aziz ve Gwen Sancar, Carolina’daki Türk Evi‘nin kurucuları arasında.

Aziz Sancar’ın geliştirip adını koyduğu “maxicell” tekniği ile buluşunu yapıp adını koyduğu “excinuclease/excision nuclease” enzimi terimleri Oxford Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Sözlüğü’ne girmiştir.

Aziz Sancar Ödülleri

  1. 1984 yılında ABD Ulusal Bilim Vakfı Genç Araştırmacı Ödülü
  2. 1990 yılında Amerikan Fotobiyoloji Derneği Ödülü
  3. 1995 yılında ABD Sağlık Enstitüsü Ödülü
  4. 1997 yılında TÜBİTAK bilim ödülü
  5. 2007 Vehbi Koç Özel Ödülü
  6. 2015 Nobel Ödülü

AZİZ SANCAR’IN BİLİME KATTIĞI BAZI DEĞERLER

Maxicell Yöntemini Geliştirmesi

Aziz Sancar bakteri hücresi içindeki kromozomun UV ışınlarının etkisiyle yok edilip plazmidin sağlam ve tek başına hücre içinde bırakıldığı Maxicell yöntemini geliştirdi. Böylece, örneğin plazmide aktarılan genler ve bunların protein ürünleri bakterinin kendi genleri ve proteinleri araya karışmadan incelenebiliyor. Aziz Sancar bu yöntemi aslında DNA onarımında görevli enzimleri saflaştırmak için geliştirmiş ancak yöntem literatüre geçmiş ve Aziz Sancar’ın ilgili makalesi 1000’in üzerinde atıf almış. Ayrıca Maxicell terimi Oxford Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Sözlüğü’ne de girmiş.

Fotoliyaz Enzimi ile İlgili Keşifleri

Aziz Sancar Teksas Üniversitesi’ndeki doktora çalışması sırasında, bakterilerde UV (morötesi) ışımadan hasar görmüş DNA’yı onaran fotoliyaz enzimini

kodlayan geni klonlamayı, yani genomdan ayrı olarak elde etmeyi, ayrıca bakterinin bu enzimi fazladan üretmesini sağlamayı başardı. Ancak daha sonra

bu çalışmayı rafa kaldırmak zorunda kaldı. Yıllar sonra bu enzime geri döndü ve bakterideki fotoliyazın DNA’yı onarma mekanizmasını açıklığa kavuşturdu.

Ayrıca fotoliyazın insanda bulunan bir karşılığının, kirkadyan saati adı verilen biyolojik vücut saatinin işlemesinde rol oynadığının gösterilmesine yardım etti.

Protein-DNA Bağlanmasında Moleküler Arabulucuyu Keşfetmesi

Sancar proteinlerin vücutta DNA’ya bağlanabildiğini ancak bunun laboratuvar koşullarında, bir deney tüpünde gerçekleşmediğini görmüş. Bunun üzerine proteinin DNA’ya bağlanması için aslında devreye başka bir proteinin girmesi gerektiğini fark etmiş ve bu proteine de “moleküler arabulucu” adını vermiş. Moleküler arabulucu proteinler, DNA’ya bağlanacak olan proteinin üç boyutlu yapısında değişiklik yaparak DNA’ya bağlanmasını ve böylece yarı-kararlı bir DNA-protein kompleksinin oluşmasını sağlıyor. Bağlanmanın gerçekleşmesinin ardından arabulucu protein bu kompleksten ayrılıyor

Nükleotid Kesip Çıkarma Onarımı

Aziz Sancar DNA onarım mekanizmalarının aydınlatılmasıyla ilgili çalışmaları nedeniyle 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.

Nükleotid kesip çıkarma onarımında DNA’daki diziliminden çıkarılan hasarlı nükleotidler yok edilinceye kadar hücrede kalır. Bu DNA parçalarının işe yaramaz olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak Aziz Sancar ve arkadaşları BaP maddesinin DNA’da neden olduğu hasarın haritasını çıkarabilmek için bu parçalardan elde edilebilecek verileri toplamaya karar verdi.

 

Gereği kadar öğrenin, aşırıya kaçmak yaratıcılığı öldürüyor. Okumanın yanı sıra düşünmek için de kendinize zaman ayırın. eğitim ve araştırma için yurt dışına çıkın ama sonra muhakkak ülkenize dönün. / Aziz Sancar

 

Bütün enerjinizi işinize verin. Bilim öğrenmeye çalışın. Günlük dedikodularla, politikalarla uğraşmayın. / Aziz Sancar

Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum. / Aziz Sancar 

 

Daha Fazla İçerik
Mevlana’dan İş Hayatına Dair Öğütler