Türk Pasaportu ile Nazi Zulmünden Korunan Yaşamlar ve Necdet Kent

İkinci Dünya Savaşı’nda, Avrupa’nın pek çok şehrinde görev yapan Türk diplomatların yürüttükleri önemli vazifelerden haberdar mısınız? Peki, Avrupa’nın pek çok şehrinde pek çok Musevi’nin, Türk pasaportu sayesinde kurtulduğunu biliyor muydunuz? İlginç ama gerçek.

Türk Pasaportu film afişi

Dünyanın şahit olduğu bu büyük savaş sırasında, tarafsız bir ülke olarak Türkiye’nin kısıtlı da olsa yapabileceği işler vardı. Ülkemizi savaşa sokmak için pek çok çaba mevcuttu. Bunun yanında, tarafsız bir ülkeyi düşman olarak karşılarına almak, her ne olursa olsun savaşa taraf olmuş ülkelerin yapmak istemeyeceği türden bir işti. Bu nedenle de Türkiye, bazı noktalarda insanlık için çalışma fırsatı buldu. Türk Pasaportu adlı belgeselle de izah edildiği üzere diplomatlarımız, Avrupa’nın pek çok şehrinde sayısız yaşamı kurtardılar.

Churchill-İnönü görüşmesi

Bu süreçte, yapılan tam olarak şuydu: Diplomatlarımız, Musevi kimselere Türk pasaportları, Türk kimlikleri veriyorlar ve bu sayede onları Nazi zulmünden kurtarıyorlardı. Pek çok Musevi, Türkiye üzerinden ABD’ye dahi geçebilecek duruma erişebiliyordu. Bazıları Türkiye’ye geliyorlar ve bugünkü mültecilerin aksine toplumsal bir sorun yaratmak yerine, ülkemiz için faydalı olacak işler yapıyorlardı. Çünkü pek çoğu nitelikli insanlardı. Zaten nitelikli Musevi akını, savaş başlamadan 6-7 sene evvel başlamıştı. Nazilerin iktidara gelişi sonrası baskıya dayanamayan Musevi bilim insanları, o zamanlar da ülkemize gelmişler ve bunlar, İstanbul Üniversitesi’nin kuruluşunda önemli bir rol oynamışlardı. Savaş yıllarında ülkemize gelen Museviler de öncülleri gibi, nitelikliydiler.

Bugün, nitelikli mültecilerin gelişmiş devletler tarafından alındığını biliyoruz. O dönem ülkemizin nitelikli mülteci alabilen bir ülke olması elbette tesadüf değildi. Kuşkusuz, o devrin şartlarına bakıldığında güçlü bir ülke değildik. Hatta Yunanistan’ı dahi işgal edip, sınır komşumuz olan Nazi Almanyası, ülkemize girecek olsa sorunsuz bir işgal dahi gerçekleştirebilirdi. Ancak ülkemiz, o dönem için çok önemli bir koza sahipti. Haritada da görüleceği üzere Avrupa’da savaştan zarar görmemiş ender ülkelerden biriydi Türkiye. İngiltere’nin de Naziler tarafından uçak saldırılarına maruz kaldığını hesap edersek, geriye bizim dışımızda pek çok ülke kalmıyordu. Silahsızlandırılmış ve tarafsız kılınmış bir ülke olan İsviçre’yi saymazsak, Avrupa’da kan dökülmeyen ender yerlerden biriydi Türkiye. Ülkemiz bu yüzden; güçlü olmasa da, sahip olduğu ve İsmet Paşa tarafından da savaşa girmemek konusunda ustaca kullanılan tarafsızlık kozu sayesinde mülteci alımında dahi nitelikli kimseleri tercih edebilecek konumdaydı.

İkinci Dünya Savaşı Haritası

Tarafsızlık kozu öyle güzel kullanıldı ki; az evvel sözünü ettiğimiz belgeselde görüleceği üzere, örneğin, Marsilya’da görevli diplomatımız Necdet Kent, pek çok hayat kurtardı. Yalnızca o değil, pek çok diplomatımız bu yönde çalıştılar ancak en önemli örnek Kent’ti. Bu acı dolu günlerden birinde Kent, Nazilerin trenlere bindirdikleri Musevilerin(Türk vatandaşıydılar) toplama kamplarına götürülmesine müsaade edemeyeceğini söylemiştir. Çabasının sonuçsuz kalabileceğini gören Kent, kendisinin de anlattığı ve belgeselde de göreceğimiz üzere, pek çok Musevi’nin kampa götürülmek üzere içine atıldığı trene binmiş ve “Vatandaşlarımızı almadan gitmeyeceğiz.” diyerek toplama kampına götürülme pahasına bu insanlara sahip çıkmıştır. Ardından yine belgeselde görüleceği gibi Naziler, tarafsız bir ülkeyle diplomatik kriz çıkartılmaması yönünde aldıkları bir talimatın sonucunda, Kent’i ve sözünü ettiğimiz Museviler’i serbest bırakmıştır. Bu örnekler Avrupa’nın pek çok ülkesinde mevcuttur. En önemli örnek olarak göze çarpan Kent ise 2001 yılında İsrail tarafından madalyaya layık görülmüştür.

Necdet Kent

Son olarak Necdet Kent’in, az evvel bahsettiğimiz anısıyla ilgili sözlerine yer vermek gerekiyor:

“Kurtardığımız insanların boynumuza ve ellerimize sarılmalarını, gözlerindeki minnettarlığı ve sabaha karşı yatağa giderken duyduğum iç rahatlığını unutamam.”

Not: Konuyla alakalı olarak “Türk Pasaportu” belgeseli, erişilebilecek en iyi kaynak olarak göze çarpmakta. Bunun yanında yararlanılan öteki kaynaklar şunlardır;

  • Wikipedia/Necdet Kent başlığı
  • II. Dünya Savaşı Yıllarında Macar Yahudileri ve Türkiye http://www.karam.org.tr/DergiPdfDetay.aspx?ID=15

• Görseller; IMDB, ww2turkiye Twitter hesabı ve Wikipedia’dan alınmıştır.

Daha Fazla İçerik
Kendine Ait Bir Oda: Yazar ve Şairlerin Evleri